Eşcinseller için hangi ülkelerde gökkuşağı var?

Dünya’da 8 milyar insan var, ancak eşitlik ve özgürlük konusunda hala atmadığımız 8 milyar adım olabilir. Gallup “Sizin ülkeniz

Travesti,gay ve lezbiyenler için yaşanabilir mi?” diye sordu. İşte yanıtları.

123 ülkeyi kapsayan, her ülkeden 15 yaş ve üstü 1000 katılımcının yanıtları doğrultusunda düzenlenen Gallup araştırmasının sonuçlarına göre her 10 kişiden 3’ü (%28) yaşadıkları bölgenin gay ve lezbiyenler için “iyi/uygun” olduğunu düşünüyor.
Hollanda %83’lük oranla en “arkadaş canlısı” ülke olurken Pakistan ve Senegal %1’lik oran ile listenin sonunda yer alan ülkeler…

Mısır, Fas, Suudi Arabistan, İran, Türkmenistan, Irak, Nijerya, Ürdün, Bahreyn, Tacikistan ve Yemen eşcinsellikle ilgili bu hassas sorunun yöneltilmediği ülkeler olarak listenin dışında kalıyor.

Gay ve lezbiyenler için en yaşanabilir alanlar Kanada dışında Avrupa ’da bulunuyor. İrlanda ise 2015’te yapacağı bir referandum ile eşcinsel evliliğe izin verme konusunu netleştirerek Avrupa’lı komşularına katılmayı hedefliyor.

Eşcinsel evliliği ilk yasallaştıran ülke olarak Hollanda’nın listenin başında olması şaşırtıcı değil. 2013’te İzlanda (%82), Kanada (%80), İspanya (%79), İngiltere (%77) ve Belçika (%74) da eşcinsel çiftlerin dünya evine girmesini yasallaştırdılar.

Listenin diğer ucunda ise durum oldukça farklı. Senegal’in anti-gay kanunları eşcinsel birlikteliği 5 yıla kadar hapisle cezalandırabiliyor ve 3000 doları bulan para cezaları da yaptırımlar arasında yer alıyor. “Ben eşcinsel olsam ülkemi yaşanabilir bulmazdım” diyenlerin en fazla olduğu ülkelerden Pakistan, Uganda, Etiyopya ve Afganistan eşcinsel ilişkileri cezalandıranlar arasında.

Güney Afrika 2006’da eşcinsel evliliği yasallaştırarak Afrika kıtasının “çıkıntısı” haline gelse de, genel durum bu kıtada eşcinsellerin yaşam alanlarının ve imkanlarının çok sınırlı olduğunu gösteriyor. Örneğin, %95’in “yaşanamaz” kabul ettiği Uganda’da eşcinsel yakınlık/ilişki müebbet hapisle sonuçlanabiliyor.

UCLA Hukuk Fakültesi üyelerinden Gary Gates’e göre: “Dünyanın dört bir yanındaki LGBT’liler için cinsellikleriyle barışık olmak, sosyo-cinsel kimliklerini açıkça deneyim etmek ciddi bir risk.”

LGBT görünürlüğünün en düşük olduğu ülkelerin ekonomik durumlarının “yoksulluk” paydasında birleşmesi ise bir tesadüf değil. İnsan haklarının ve yasaların gelişimi ülkelerin refah seviyeleriyle doğru orantılı olduğundan Batı’nın Afrika, Asya-Pasifik ve Orta Doğu’yu geride bırakarak öne çıkması şaşırtıcı değil.

Türkiye ’de de durum ne yazık ki Afrika’nın birçok ülkesinden farklı değil. Yılmaz Esmer başkanlığında, 54 ilden 1605 kişiyle yüz yüze yapılan “2011 Türkiye Değerler Araştırması” gösteriyor ki %84 eşcinselleri komşu olarak dahi istemiyor. Ülkemizde LGBT ya da eşcinsellikle ilgili sayısal verilere ulaşmak için Google araması yaptığınızda ise karşınıza pek sonuç çıkmıyor. Her gün, bir yerlerde bir trans vatandaşın ya da eşcinselin taciz edildiği, hayati tehlikeyle savaştığı, hakarete uğradığı ve dışlandığı bir ülkede yaşarken konuyla ilgili daha fazla araştırmaya ihtiyacımız olduğu fikrinde birleşebiliriz.

Travesti sorusu

ABD Başkanı Barack Obama ile Teksas’ta uğradığı bir restoranda çalışan kasiyer arasında ilginç bir diyalog yaşandı.

Obama , geçen perşembe günü Gizli Servis ajanlarıyla birlikte uğradığı restoranda 300 dolarlık yemek yedi. Hürriyet’in haberine göre, ödemeyi yaptıktan sonra Obama’yla konuşma fırsatını kaçırmak istemeyen 32 yaşındaki kasiyer Daniel Rugg Webb, “Eşcinseller için eşit haklar istiyoruz!” diye bağırdı. Bunun üzerine Obama kendisine “Travesti yada Gay misiniz?” diye sorunca Webb’in “Sadece yatakta” cevabıyla ABD Başkanı önce güldü, ardından da duraksadı.

Çevredeki çocukları fark eden Obama, “Çocukların önünde konuşmayalım” diyerek sohbeti burada kesti. Daha sonra restorandaki herkese karşı esirgemediği samimi tavrını Webb’e de gösteren Obama, aynı zamanda komedyen ve müzisyen de olduğunu söyleyen kasiyerle yumruklarını tokuşturarak restorandan neşe içinde ayrıldı.

Geçimini Fuhuşla Kazanan Kadının Hazin Sonu Travesti

Geçtiğimiz senelerde hayatını kaybeden fuhuş çetesinin patroniçesi travesti olarak sayılan Matild Manukyan vakasına bir olayla daha karşıya karşıyayız. Manukyan vergi rekortmeni olup fuhuş işinden milyonları götürmüştü. Manukyan gibi fuhuş çetesinin başı olarak görülen Öykü Evren Özen fuhuş çetesi kurmaktan 37 yıl hapis suçu almıştı. Fakat Öykü Evre Özen hapis yatmamak için pılıyı pırtıyı toplayıp yurt dışına kaçtı. Türkiye’de Manukyan vakasına benzer bir olay daha gerçekleşti. Manukyan gibi fuhuş çetesine sahip olan Öykü Evren Özen için senelerce hapis istendi fakat hapise girmemek için köşe bucak kaçan Öykü Evren Özen yurtdışına kaçtı. BURSA’daki Gökkuşağı Derneği Başkanı olan transseksüel Öykü Evren Özen, sosyal medyadaki hesabından, çarptırıldığı hapis cezası nedeniyle hapse girmemek için yurt dışına kaçtığını açıkladı.Bursa’da fuhuş çetesi kurdukları iddiasıyla haklarında açılan davada 35 yıl hapis cezasına çarptırılan eski Gökkuşağı Derneği Başkanı transseksüel Öykü Evren Özen Brezilya’ya sığındı.Yargıtay’dan transseksüel Öykü Özen hakkında şok karar çıktı. 35 yıllık hapis cezası alan Öykü Özen, Bursa’da kadın olmak için bankadan kredi çekti. Banka , Öykü Özen’e dava açtı. Yargıtay’da Öykü’yü suçlu buldu ve 35 yıl hapis cezasına çarptırdı.
BURSA’daki Gökkuşağı Derneği Başkanı olan travesti Öykü Evren Özen, sosyal medyadaki hesabından, çarptırıldığı hapis cezası nedeniyle hapse girmemek için yurt dışına kaçtığını açıkladı.Bursa’da fuhuş çetesi kurdukları iddiasıyla haklarında açılan davada 35 yıl hapis cezasına çarptırılan eski Gökkuşağı Derneği Başkanı transseksüel Öykü Evren Özen Brezilya’ya sığındı.Yargıtay’dan transseksüel Öykü Özen hakkında şok karar çıktı. 35 yıllık hapis cezası alan Öykü Özen, Bursa’da kadın olmak için bankadan kredi çekti. Banka , Öykü Özen’e dava açtı. Yargıtay’da Öykü’yü suçlu buldu ve 35 yıl hapis cezasına travesti çarptırdı.
Bursa’da fuhuş çetesi kurdukları iddiasıyla aldığı 31 yıl 8 aylık hapis cezası Yargıtay tarafından onanan transseksüel Öykü Özen, Türkiye’yi terk ederek Rio’ya yerleşti. Müvekkilinin adil yargılanmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ettiklerini ifade eden avukat Nalan Bener, “Sorgulama aşamasında savunmamız kısıtlandığı için AİHM’ye müracaatımız da yerinde bulundu. Adaletin yerini bulacağına inanıyorum” dedi.
Bursa’da fuhuş çetesi kurdukları iddiasıyla İl Emniyet Müdürlüğü Ahlak Bürosu ekiplerinin ’Sonbahar’ adıyla düzenlediği operasyonun ardından İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, bu örgüte üye olmak, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek ve fuhuş için yer temin etmek” suçlarından 3 bin 180 yıla kadar hapisleri istenen, kapatılan Gökkuşağı Geyleri ve Travestileri Koruma Derneği’nin başkanı Öykü Evren Özen ile eski eşi M.Ö., 31 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklardan R.K., V.K., H.Ç. A.E. Z.T., M.T., F.Y. ve H.A. ise “kurulan bu örgüte üye oldukları” gerekçesiyle 2’şer yıl 6’şar ay hapis cezası travesti aldı. Ayrıca sanıklardan F.Y., M.T., H.Ç., V.K., A.E., R.K. ve H.A.’ya ise, “fuhşa teşvik etmeden ev tutmak ve para toplamak suretiyle buna yardımcı olmak” suçundan 3’er yıl 9’ar ay hapis cezası verildi.
Bursa’da fuhuş çetesi kurdukları iddiasıyla aldığı 31 yıl 8 aylık hapis cezası Yargıtay tarafından onanan transseksüel Öykü Özen, Türkiye’yi terk ederek Rio’ya yerleşti. Müvekkilinin adil yargılanmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ettiklerini ifade eden avukat Nalan Bener, “Sorgulama aşamasında savunmamız kısıtlandığı için AİHM’ye müracaatımız da yerinde bulundu. Adaletin yerini bulacağına inanıyorum” dedi.
Bursa’da fuhuş çetesi kurdukları iddiasıyla İl Emniyet Müdürlüğü Ahlak Bürosu ekiplerinin ’Sonbahar’ adıyla düzenlediği operasyonun ardından İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, bu örgüte üye olmak, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek ve fuhuş için yer temin etmek” suçlarından 3 bin 180 yıla kadar hapisleri istenen, kapatılan Gökkuşağı Geyleri ve Travestileri Koruma Derneği’nin başkanı Öykü Evren Özen ile eski eşi M.Ö., 31 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklardan R.K., V.K., H.Ç. A.E. Z.T., M.T., F.Y. ve H.A. ise “kurulan bu örgüte üye oldukları” gerekçesiyle 2’şer yıl 6’şar ay hapis cezası aldı. Ayrıca sanıklardan F.Y., M.T., H.Ç., V.K., A.E., R.K. ve H.A.’ya ise, “fuhşa teşvik etmeden ev tutmak ve para toplamak suretiyle buna yardımcı olmak” suçundan 3’er yıl 9’ar ay hapis cezası verildi.
YARGITAY MAHKEME KARARINI ONAYINCA
Bursa’da fuhuş çetesi kurdukları iddiasıyla aldığı 31 yıl 8 aylık hapis cezası Yargıtay tarafından onanan travesti Öykü Özen, Türkiye’yi terk ederek Rio’ya yerleşti.
Türkiye’yi terk edip Brezilya’ya yerleşen travesti Özen, kararın kesinleşmesini sosyal paylaşım sitesinde yazdığı bir mesajla duyurdu. Yaşadığı yeri Rio de Janeiro olarak değiştiren Özen, “Sonunda ülkemi terk etmek zorunda kaldım. 4 bin 770 yılla ceza alıp yargılanmama sebep oldu bu hak ve özgürlük mücadelem ve mahkeme sonunda 35 yıl ceza almama karar verdi ve onaylandı. Seçim yapmam gerekiyordu. Ya bu ülkeden gidecektim ya da tutuklanıp hak arayacaktım. Ne yazık ki ülkemde artık adalet kalmadığı için tekrar dönmek üzere ülkemi terk ediyorum ama her şeye rağmen özgürlük ve hak mücadelem devam edecek. Fuhuş için çıkar amaçlı örgüt kurmakla suçlayıp 35 yıl ceza veren bu devlet. Ne yazık ki genelevleri çalıştıran ve bu ülkede en çok bu işi layıkıyla sen yaptırdın diye Manukyan’ı vergi rekortmeni diye kutlayan bu ülkenin cumhurbaşkanı. Ve aynı zamanda başta şehrim Bursa’nın her yerinde, masaj salonlarında mutlu son varken ve çay ocakları konsomatrisi tanımışken ben bunu yaşadım. Travesti ve transseksüelleri fuhuşa iten de bu toplum ve bu devlet. Bu ülke insanlara hayatta durma şansı vermiyor. Adaletin olduğu bir Türkiye, insan haklarının ve ayrımcılığın olmadığı bir Türkiye diliyorum” şeklinde bir mesaj yayınladı.
Transseksüel Öykü Özen, ilk olarak 2007 yılındaki genel seçimlerde bağımsız aday, 2011 yılında ise CHP’den milletvekili adayı oldu. 30 Mart’taki mahalli seçimler öncesi CHP’de meclis üyesi adaylarının belirlenmesi için temayül yoklamasına giren Özen, 20’nci sıradan seçime girmişti. Türkiye’nin ilk şiddet butonunu alan Özen, kocasıyla da geçtiğimiz yıllarda boşanmıştı.
Müvekkilinin yurt dışına hakkındaki cezası kesinleşmeden önce çıktığını kaydeden avukat Nalan Bener, “Müvekkilim Öykü Özen, kapatılan Özel Yetkili İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Hakkında verilen 31 yıl 8 aylık hapis cezası, Yargıtay tarafından geçen hafta onandı. AİHM’ye başvuru yolu 2 yıllığına durdurulmuştu. Biz de bunun üzerine iç hukuk yollarımız tükendiği için Anayasa Mahkemesi’ne ferdi başvuruda bulunduk. Ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ettik. Müvekkilimizin adil bir şekilde yargılanmadığını düşünüyoruz” dedi.

Hazırlık soruşturması yapılırken müvekkil ve diğer şüphelilerin cinsel kimlikleri sebebiyle bir tür linç edildiğini ileri süren Bener, “Bulaşıcı hastalık yayan pislik insanlarmış gibi gösterildi. Soruşturma aşamasında dosyada kısıtlama kararı vardı. Biz avukat olmamıza rağmen bilgileri medyadan aldık. Ve AİHM içtihatlarına göre gözaltına alınan şüphelilerin savunmadan kısıtlanmaması gerekirdi. Bütün itirazlarımıza rağmen savunma hakkımız kısıtlandı. Bununla ilgili AİHM’ye başvuruda travesti bulundum. Esas aldı. Adil yargılanmadığı, ayrıca özgürlük ve güvenlik hakkı zedelendiği için davayı kazanacağımıza inanıyorum” diye konuştu.
Müvekkilinin Türkiye’de görüldüğü yerde tutuklanacağını fakat şu an Rio’da olduğunun hatırlatılması üzerine Bener şunları söyledi:
“Kırmızı bültenle arama çıkarsa tabii ki orada yakalanır ama benim düşünceme göre Brezilya’nın suçluların iadesine ilişkin Türkiye ile imzaladığı bir sözleşme yoksa o zaman iade edilemez. Karşılıklı sözleşme olması gerekir.”
Fuhuş için çıkar amaçlı örgüt kurmak ve zorla fuhuş yaptırmak suçlamasıyla yargılandığı davada çarptırıldığı 35 yıl hapis cezasının Yargıtay tarafından onanması üzerine ortalıkta görünmeyen Öykü Evren Özen, sosyal medyadaki Rio de Janeiro’dan yer bildirimi yaptığı mesajında, özetle şöyle dedi:

“Seçim yapmam gerekiyordu. Ya bu ülkeden gidecektim ya da tutuklanıp hak arayacaktım. Ne yazı ki ülkemde artık adalet kalmadığı için tekrar dönmek üzere ülkemi terk ediyorum. Travesti ve transseksüelleri fuhşa iten de bu toplum ve bu devlet. Bu ülke insanlara hayatta durma şansı vermiyor. Adaletin olduğu bir Türkiye,insan haklarının ve ayrımcılığın olmadığı bir Türkiye diliyorum” dedi.

Bursa’da kurulan Gökkuşağı Derneği’nin Başkanı Öykü Evren Özen, yeşil kart ile gerçekleştiremediği cinsiyet değişikliğini, bankadan çektiği kredi ile gerçekleştirip pembe nüfus kağıdı aldı. 2007 yılında düğün yaparak sevgilisi Mehmet Özen ile evlendi. Kurduğu çete ile travesti ve transseksüellere zorla fuhuş yaptırdığı iddiasıyla gözaltına alınıp tutuklanan ve daha sonra tahliye edilen Öykü Evden Özen, 30 Mart seçimlerinde CHP Bursa merkez Osmangazi İlçesi Belediye Meclisi Üyeliğine aday oldu ancak seçilemedi.
MATİLD MANUKYAN KİMDİR ?
1914 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbullu aristokrat bir ermeni ailesinin kızı. Notre Dame de Sion’u bitirdi. İş hayatına, sosyete terziliği ile başladı. Eşinin ölümünün ardından, oğluyla tek başına kaldı. Açtığı atölyede kıyafet dikerek para kazandı. Karaköy’de babasına ait binaları, genelev işletmecilerine kiraya verdi. Buradan alacağını ödemeyen bir kiracısı vasıtasıyla, geneleve ortak oldu. Önce ev sahipliği ile bu işe başladı. Yıllar içinde işlettiği genelev sayısı 14′ü buldu.

Genelevlerden kazandığı paralarla çok sayıda gayrimenkul aldı. Üstüste vergi rekortmeni seçildi. Resmi görevlilerden, vergi rekortmenliği plaketleri aldı. M&M adını verdiği özel müzede başarılarını sergiledi. 17 Şubat 2001 tarihinde İstanbul’da öldü.

21 Şubat 2001 tarihinde, Beyoğlu’nda bulunan Üçhoron Kilisesi’nde düzenlenen törenin ardından Şişli Ermeni Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenaze törenine Manukyan’ın Amerika’da yaşayan oğlu Kerobe Çilingir, kardeşi Ferdinand Manukyan, torunları, Dora- Sezer, Mayk- Natali, İlda- Alen çiftlerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.
Geniş Bilgi

Küçük yaşta kızları çalıştırdığı iddiasıyla bir ara gözaltına alındı, daha sonra travesti serbest bırakıldı. Yüksek düzeyde vergi verdiği gerekçesiyle vergi şampiyonu ilan edildi. Gazeteci yazar Mehmet Şevket Eygi, Manukyan’ın gözaltına alınıp sonra da serbest bırakılmasını şöyle eleştiriyordu; “Yaşı küçük ve kaçak fahişe çalıştıran, ruhsatsız evler işleten Madam’ın gözaltına alınmasıyla serbest bırakılması arasında fazla bir vakit geçmedi. Madam, tutuklanma talebiyle Şişli Adliyesi’ne sevkedildi. Kirada oturan Şişli Adliyesi’nin ev sahibi kimdi biliyor
musunuz? Madam Manukyan tabii… Kira ödeme günü de Madam’ın adliyeye getiriliş tarihine tesadüf etmişti. Aman ne tesadüf, aman ne tevafuk! Gelmişken kirayı da alıverseydi bari. Ev sahibesi madamın dosyası incelendi, tutuklanmayı gerektirecek bir husus bulunamadı ve icabı düşünüldü. Madam serbestsiniz! Vive la liberte! Binasının sahibi bulunduğu Adliyeye polis arabasıyla getirilen Madam, oradan acaba Rolls Royce limuzini ile mi dönmüştür? Bu hususu öğrenemedim. Madam gerçekten ayıp etmiştir, vesikasız fahişe çalıştırmakla. Genelevlerde çalışan fahişelere verilen bu resmi vesikalar birer özgürlük bildirgesidir, temininde ihmal edilmemesi gerekirdi. Düzenin antentli travesti kağıdı
altında resmi mühür olan bu vesikada özetle ne yazıyor; TC vatandaşı bu kadının, yasalara uygun olarak vücudunu para ile satması uygun görülmüştür. Madam böyle bir berata sahip olmayan sermayeleri nasıl çalıştırabilir? Anayasaya aykırı olmaz mı bu? Madam’ın başka bir marifetini de gazetelerde okudunuz mu? Romanyalı yaşı küçük bir kız İstanbul’daki müftülüklerden birine gitmiş, ben Müslüman olacağım demiş, müftü efendide gereken töreni ve muameleyi yapmış, bir de Kur’an-ı kerim hediye etmiş. İki gün sonra Madam’ın evleri basıldığında, bu taze muhtedi de sermaye olarak yakalanmış mı? Pes doğrusu! Şu Madam yaman kadın. Hıristiyan olarak çalıştırtmıyor, önce Müslüman ediyor sonra satışa çıkartıyor.Anladınız mı bunun ne manaya geldiğini?

28 Eylül 1995′te koruması Mehmet Urhan’ı hedef alan bir saldırı da ağır şekilde yaralanan Manukyan, olayı şöyle anlatıyor; “O saldırı bana değil, korumam Mehmet Urhan’a karşı düzenlenmiş bir saldırı idi Mehmet benden iş isterken İstanbul Bankası’nda Özer Çiller’in kuryeliğini yaptığını söylemişti. Ama ben Mehmet’in düşmanı olacağını nereden tahmin edeyim. Yaralandıktan sonra beni acilen Şişli Etfal’e kaldırmışlar. Orada ilk müdahaleden sonra Florance Nightingale Hastanesi’ne kaldırıldım. Burada sol bacağımdan 7 kez ameliyat edildim. Şu anda bacağıma bir alet taktılar. Kemikler tekrar eski hale gelsin diye.”

Manukyan, gayrimenkulleri hakkında kendisine sorulan bir soruya da, Yalova Gazipaşa caddesi üzerinde 200′e yakın daire, 1993 yılında da Antalya ve Alanya’da 5 yıldızlı Bilion ve Elegans otellerini aldığını, Almanya’da ise 100 yataklı bir otel yaptırdığına dair cevap veriyordu. Gazeteci Okhan Şentürk’e, bu otel için 1 milyon dolarlık yatırım yaptığını belirtti. Manukyan, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde yaptırdığı fabrikanın tekstil, ambalaj ve emaye olmak üzere üç ayrı iş kolunda ihracat yapacağını travesti söylüyor.

Manukyan, Kıbrıs ve İstanbul’daki bazı yatırımları hakkında da şu bilgileri veriyor; “Feriköy’de yeni bir iş hanı yaptırıyorum. Avcılar’da da işhanı ve daire inşaatlarım sürüyor. Bunlar bir yıl içinde biter. Ayrıca, Şişli Adliyesi’nin altındaki dükkanlarımı kuyumcular çarşısına dönüştürmeyi planlıyorum. Kıbrıs’a gelince, Polat Holding’in Girne’de yaptırdığı villalardan 10′u bana ait. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile yakın dostluğum var. Her yılbaşında herkesten önce ondan tebrik kartı gelir. Kendisi sağolsun hastalığımda sürekli beni aradı. Yakınen ilgilendi.”Manukyan’ın iflastan kurtardığı üç iş adamı, Çin’de yaptırdıkları Manukyan’ın heykelini ünlü işkadınının evinin bahçesine dikti. Manukyan, bu konuda, iş adamlarının travesti ismini vermeyerek ibadet ve ticarette gizliliğin esas olduğunu belirtti. Manukyan’ın son mal varlığı şöyle; Yalova’da 200 daire, İstanbul’da 500 daire, 70 işhanı, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde bin dönüm arazi üzerine kurulu tekstil, ambalaj ve emaye fabrikası, Bir adet Rolls Royce marka otomobil, 4 adet son model BMW ve Mercedes marka otomobil, 1993 yılında aldığı Kalamış Yat Limanı’nda demirli 18 metre uzunluğunda Sang Harmony adlı bir yat, Girne’de 10 adet villa, Antalya ve Alanya’da 3 adet 5 yıldızlı otel, Sinema Sanatçısı Sezer Sezin’den 1993 yılında aldığı Büyükada’da bulunan bir köşk, Çeşitli vakıflara bağışladığı 70′in üzerinde daire, değeri trilyonları bulan çok sayıda mücevher ve ziynet eşyası.

Genelev patroniçesi Matild Manukyan, torunu Mark Çilingir’i 3 Mayıs 1999′da Hilton Oteli’nde düzenlenen travesti nikah töreniyle evlendirdi. Manukyan’ın rahatsızlığı sebebiyle katılamadığı nikah töreninde gelinin şahitliğini Silva Çizmeciyan, damatın şahitliğini ise Sezer Yılmaz yaptı.

Gay’lerin en sevdiği ünlü Tarkan

Türkiye’nin ‘magazin ve eğlence’ ağırlıklı ilk gay dergisi GayMag çıkıyor.

Sizden çok çarpıcı bir kapak bekliyordum. Neden Mariah Carey gibi yabancı ve soft bir kapak?
Mariah Carey tüm dünyada gay LGBT bireylerin en çok sevdiği ikonlardan biri. Kendisine ulaştık ve samimi bir dönüş alınca hemen kapağa taşımak istedik.

Hiç olumsuz tepkiyle karşılaştınız mı hazırlık sürecinde?
Hiçbir tepkiyle karşılaşmadık ya da kulağımıza gelen bir şey yok. Aslında dürüst olmamgerekirse tahmin ettiğimizden çok daha fazla ilgiyle karşılandık. Sanki bunca zamandır herkes bizi bekliyormuş.

Türkiye’de LGBT haklarındaki yetersizlik malum. Projenize karşı çıkanlar olmadı mı?Sevenler olduğu kadar karşı çıkanların da olması gayet normal, biz bu tabuları yıkmayı istiyoruz ancak hemen değil, yavaş yavaş. Amerika’yı tekrar keşfetmeye gerek yok, GayMag bile büyük bir adım zaten tabuları yıkmak adına.

İlk kapak Murat Boz olacaktı. Kabul ettiği, sonra vazgeçtiği söylendi. İşin aslı ne?Bu olay büyüdü önce kar tanesi sonra çiğ oldu! Oysa anlayamayacak bir durum yok. Ben şahsi fikrimi hemen söyleyeyim, Murat Boz’a bayılırım ve bayılmayacak bir gay de yok. Ne şahsi ne de dergi olarak hiçbir problemimiz asla olmadı, konuştuk kendisiyle fakat anlaşamadık, konser maratonu nedeniyle bu sayıda çalışamadık ama ileriki sayılarda bombayı patlatabiliriz.Teklif götürdüğünüz ama reddeden başka isimler var mı?“Dergi bir çıksa görsek, daha sonrasında konuşsak” diyenler var ama bunu normal karşılıyoruz, inanıyoruz ki birçok tabuyu GayMag olarak yıkacağız ve kapağımıza almadığımız hiçbir ünlü erkek olmayacak, inşallah!

Türkiye’de gay dergisine karşı ünlü erkeklerin çekinceleri nasıl?Tepki değil ama doğal olarak çekimser yaklaşan ünlüler var. Bunu da zamanla aşabiliriz.

Kadınların bakışı nasıl?Erkeklerden çok daha iyi, daha ılımlı ve heyecanlılar.

Gay’lerin en çok okumak istediği ünlü kim?
Tarkan.

Yayın politikanız ne?Gay’lerin gözünden magazin ve eğlence sektörünü okuyucuya aktarma derdindeyiz.

“Yakışıklı bir erkek bulun, getirin, soyun, kapak hazır” mantığında mısınız?
Asla. Biz sadece bir yaşam tarzı dergisi değil, Türkiye’nin herhangi bir yerinde eşcinsel olduğunu bilip, çevre baskısı yüzünden saklayan, çıkış yolu arayan tüm gençlere ve LGBT bireylere yardım etmeyi amaçlıyoruz.

Gay dilini derginizde ne kadar kullanacaksınız?Gay dili dediğin, lubunya dilini ben eğlenceli ve komik olarak adlandırıyorum. Editörlerimizin hepsinin kendine has bir tarzı var zaten. Her tarzda yazım dilimiz mevcuttur.

Peki siyaset?GayMag çok politik olmayan bir dergi. Bir yaşam dergisinde ne kadar yer alması gerekiyorsa o kadar yer almalı politika…

Reklam verenlerin çekinceleri oluyor mu?Birkaç markayla görüştük, bir sonuca ulaşamadık. İnsanların atladığı önemli bir nokta var. En çok alışveriş yapan, kendine fazlasıyla özen gösteren kim? Gay’ler. Türkiye’de birçok alanda fazlasıyla ekonomik katkıda bulunan yine gay’ler! Eee?! O zaman bu düşünme süresi neden?

Sevgili Beyaz travestiler: Siyah Kadın Kültür çalmak Durdur

Sen siyah bir travesti değildir ve siyahlık ya da kadınlığını da iddia alamadım. Takdir ve ödenek arasında net bir çizgi var

Ben bunu cehenneme kesmek için size bazı gerekir. Belki bazılarınız için, bu Beyoncé için bir tahmin karşılıklı takdir bulunuyor ve size ben size sesli “bir şekilde yerinden shanequa” en iyi bana yaklaşarak eğlenerek olacak olduğumu düşünerek etti örgüleri. Bilmiyorum. Ne anlarım, ben size ganimet bunu kendinize twerk size öğretti güçlü bir siyah kadın, aramak olduğunu düşünüyorum ne kadar sevimli, onun daha büyük almak olduğunu söylemiştim Madea, teklif ne kadar iyi umurumda değil ki Eğer siyah bir kadın değildir ve siyahlık ya da kadınlığını da iddia alamadım – Eğer Quita veya Keisha kendiniz arayın veya dibe oldum siyah erkek olduğu için olduğunu düşünüyorum ne kadar komik. Bu senin değil. Bu sizin için değil.

Beyonce-ağlıyor

Anlatayım.

Siyah insanlar bir şey olamaz. Bunlardan herhangi biri dahil, ancak bunlarla sınırlı değildir: fiziksel güvenlik, kolluk kuvvetleri ile konfor, okullarda ve mahallelerde, uygun mekanlarda sesimiz konularda eleştiri duydum olmak için olmadan gibi siyah alanlar için yeterli finansman ve takdir genel anlamda Bizim ırk yüzünden mahkemeye gidiyor, ve katı oy hakları (cc: Chris McDaniel).

Bu yağmacılık herhangi bir kötü alamadım düşündüm Ve sonra, dışı siyah etkinlikler de kaptı olsun: Bizim müzik, bizim danslar, bizim argo, bizim giyim, bizim saç. Bütün bunlar, yuvarlanır beyaz badanalı ve tüketim için repackaged. Ama burada bir tonu – siyahlık hakkında eğlenceli şeyler her zevk almak siyah olmayan insanlar siyah deneyim, sistemik ırkçılık ve sadece siyah ise yaşam tehlikeleri çirkinliğini yaşamak zorunda kalmayacaksınız. Ben bazı benimsemek, bu “Ölmekten ile haddeleme” felsefesinin bazı heyecan var sanırım rağmen, beyaz insanlar ırk Amerika Birleşik Devletleri’nde mazlum değildir.

Beyaz insanlar ırk Amerika Birleşik Devletleri baskı değildir.

Beyaz insanlar ırk istanbul travesti baskı değildir.

Beyazlık hakkında hiçbir şey yol siyahlık onun parça vuruldu siyah bir kişi alabilirsiniz sorun beyaz bir kişi alacak. Bunlar sadece gerçekler vardır. Bu tamamen beyaz insanların suçu değil. Amerika’da beyaz doğuyor yardımcı olabilir sanki, ben Amerika’da siyah doğuyor yardımcı olabilir daha fazla bir değil.

Gerçek şu ki, Amerika olsun, bilinçli ya da bilinçsiz, bizim yararına veya zararına, hepimizin iştirak ettiği ırkçılık sistemleri üzerinde çalışan bir ülke olduğunu ve bu sistem beyaz insanların başarılı olmak için izin verir. Bu siyah insanlar gibi azınlıklar, çok zor bir zaman oy gibi şeyler yapmak ve ırkçılara ve malzeme ile uğraşmak zorunda ev almak ve edememek var, böylece bu sistem aynı zamanda engelleri yaratır. Bilirsin. Casual.

Eğer ısı ve ben sadece dökülen güçlü gerçeği çayın buharı da nefes nefese yaparken Ama, işler daha da crappier almak düşündüm eğer, tüm bu siyah katlanarak kötü olduğunu gerçektir, tüm bu konuda bile kötü ne var kadınlar. Irkçılık bir kültürü yeterince kötü, ama kadınların ilerlemesini zayıflatmak niyetinde ataerkil yapıları ile eşleştirerek çift fisting çamaşır suyu ve asit yağmuru gibi olduğunu.

Eğer beyaz bir erkek, gay olup olmadığını Günün sonunda, bu kadar ayrıcalığı korumak. Hiç kimse erkeklerin kadınlar üzerinde romantik ve cinsel tercih edilen bir şirket olduğunu bilseydi ne derece haksız çünkü cinsellik sizi engellendi, size geri yüzer. (Bunu ben neden bahsettiğimi biliyorum. Grindr, Jack’d ve Adam4Adam, üzerinde olanlar “anonim” gövdeler halka çok tanıdık heteroseksüel yüzlerini göstermektedirler.) Fark, siyah kadın kiminle Eğer çok iyi uyum düşünüyorum olduğunu kimin dili kullanmak ve kabul basmakalıp davranışlar, kendilerini sizin eşcinselliği gizleyebilirsiniz şekilde korumak için kendi siyahlık ve kadınlığını gizlemek olamaz. Biz onları arzu bile bunu yapmak için hiçbir gizlemek için bir yer, ya da anlamı var.

Lütfen cinsiyet ve ırk, bu aynı şekilde, bizim refah karşı cinsiyet ve ırk çalışmaları çok vermek yollarından tüm. Sadece gülüyor uğruna bir azınlık kadınsın iddia etmek, ve işler sizin tarafınızdan onu ya da onun tarafından zevk işlerin daha iyi izin söylemek şirin veya komik değil. Her şeyden önce, cehennem gibi ağırlaştırıcı bulunuyor. İkincisi, bize karşı saldırılara başka bir dizi zarar ve perpetuating bulunuyor.

Bu söyleniyor Bütün, istediğiniz şeyleri sevme durdurmak zorunda olmamalıdır. Bu hayatının dışında eğlenceli emmek için denemek için bir girişim değil. Bir kültür takdir ve sahiplenilmesinin bir bazı insanların düşündüğünden çok daha kalın çizgi ile, çok, çok farklı şeyler, sen ağzını açmadan önce bunu düşünceli olmak için gereken üç saniye tümünü kullanabilirsiniz eğer. Tüm yoluyla bazı siyah kadınlar aşk aynı şeyleri, bazı seviyorsanız, size ve siyah kız go ahead ve cehennem rock. Ne olursa olsun bizim ayrıcalıklar ve ayrıcalıkları eksikliği ne olursa olsun, bizi bölmek için çalıştılar kanun ve retoriğin, biz aynı olmasa bile, eşit, ve bu tamam. Hiç onun ekşi tat kalmadan tatlı ne için bizim kimlik iddia değildir. Eğer taklit etmek için yüksek sesle karikatürler siyah kadın azaltmak çirkin klişelerin arkasında yangın nefes, ya değildir.

Yani, güçlü bir siyah kadın, ya da bir getto kız, ya da çöp Vine hesapları ile sizin bazı olmaya çalışın diğer foolery herhangi değildir. Tamam. Sen olmak zorunda değilsiniz. Hiç kimse olmanı istedi. Hiç olması gerekiyordu değildi. Eğer olabilir, ancak, çözümün bir parçasıdır.

Sizin ayrıcalık kontrol edin. Çevrenizdeki insanları güçlendirmek için çalışın.

Travesti eşcinsel penguen kitabı dünyada olay yarattı

Singapurlu yetkililer travesti eşcinsel karakterleri öne çıkaran iki kitabın kütüphanelerden kaldırılmasına karar verdi. BBC Türkçe’nin haberine göre, Bu karar ağırlıklı olarak muhafazakâr yapıya sahip ülkede eşcinsel hakları ile ilgili tartışmaları alevlendirdi.

İlgili Haberler ‘İklim değişikliği penguenleri tehdit ediyor’ Nintendo’dan eşcinsel oyun karakterine ret ‘Travesti Eşcinsel’ penguenler ayrıldı Devamı için tıklayın İlgili Konular Çevre / İklim, Yaşam Kaldırılan iki kitaptan Tango Makes Three (Tango Üç Yapar) gerçek bir hikâyeye dayanıyor.

Kitapta New York Hayvanat Bahçesi’nde aynı yumurtaya kuluçkaya yatan iki penguenin hikâyesi anlatılıyor.

ABD’de de tartışma yaratan bu kitap, Amerikan kütüphanelerinde raftan çıkarılması için şikâyetlere hedef olan kitaplar arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Singapur’da tepki toplayan ikinci kitap ise The White Swan Express (Beyaz Kuğu Ekspresi).

Kitap, Çin’de evlat edinmeye çalışanları konu alıyor; bu kişiler arasında evli olmayan bir anne ve lezbiyen bir çift bulunuyor.

Kitaplar yerel bir kütüphanenin içerikle ilgili kaygılarını Ulusal Kütüphane Birliği’ne iletmesinin ardından alınan kararla kütüphanelerden kaldırıldı.

BEŞ BİN İMZA TOPLANDI

Ulusal Kütüphane Birliği, çocukların erişimi olan kitaplar söz konusu olduğunda ‘aile kurumunu korumak ve bu travesti konularda daha ihtiyatlı davranmak’ kaygısıyla hareket ettiklerini söylüyor.

Kitapların kütüphanede yerini tekrar alması için şu ana kadar yaklaşık beş bin imza toplandı.

travesti Eşcinsel ilişki Singapur’da yasak. Eşcinsel hakları savunucuları bu yasağın anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle yasal girişim başlattı.

Hükümet ise fiilen uygulanmayacağını vurguladığı yasağın, toplumun genel değerlerini yansıttığı için mevzuata aykırı olmadığını savunuyor.

Geçtiğimiz ay ülkede düzenlenen ‘Pembe Nokta’ eşcinsel onur yürüyüşüne muhafazakâr kesim tepki gösterdi.

O beni travesti gay sanıp tecavüz etti bende onu öldürdüm

Merkez Sarıçam İlçesi’nde 30 Aralık 2013’te devriye gezen jandarma travesti ekipleri, Menekşe Köyü yakınlarındaki ağaçların arasında park halindeki 01 TV 774 plakalı kamyonette 2 çocuk babası Selahattin Orhan’ın cesedini buldu. İnşaat ve dekorasyon işleri yapan Selahattin Orhan’ın Kilis’te çalıştığı, olaydan 10 gün önce Adana’ya döndüğü belirlendi. Ekiplerin yaptığı araştırmada Orhan’ın cinayetten 4 gün önce evden ayrıldığı ve kendisinden bir daha da travesti haber alınamadığı ortaya çıktı.

Adana İl Jandarma Komutanlığı’nın kurduğu özel ekip, Selahattin Orhan’ın otomobil ile geçiş travesti yapabileceği güzergahlardaki mobese ve işyerlerine ait güvenlik kamerası kayıtları toplandı. 200 işyeri güvenlik ve MOBESE kamerasının kaydını inceleyen ekipler, olay günü Orhan’ın yanında bir kişinin olduğunu saptadı. Bu kişinin üzerindeki mont ile olay yerinde bulunan kanlı montun aynı olduğu da belirlenince, cinayeti Murat Fidan’ın işlediği saptandı. Ekipler, Fidan’ı Mersin’in Silifke İlçesi’ndeki Taşucu Limanı’nda bir restoranda garsonluk yaparken istanbul travestileri yakaladı.

’SANIKTAN CİNSEL İSTİSMAR SAVUNMASI’

Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanan Murat Fidan savunmasında cinsel istismara uğradığını öne sürdü. Olay günü Selahattin Orhan’la uyuşturucu aldıklarını söyleyen Fidan, olayı şöyle anlattı:

“Arabayla seyir halindeyken daha önce aldığı esrarı bana verdi. Ben de esrarı sigara olarak sardım. Seyir halindeyken esrarı içtik. Daha sonra Selahattin elini bacağıma atarak okşamaya başladı. Ben kızınca şaka olduğunu söyleyerek konuyu geçiştirdi. Birlikte esrar içerek Çukurova Üniversitesi’nin arka taraflarına doğru ilerliyorduk. Ben fazla vaktim olmadığını geri dönmem gerektiğini söylememe rağmen aracı sürmeye devam etti. Ağaçlık alanda travesti durup araçtan inerken tekrar elini bacağıma attı, çekmesini istedim şaka yaptığını söyledi. Bana ’Birazdan sakinleşirsin, yumuşarsın meyve suyunun içerisine hap attım’ dedi. İçtiğim esrar ve meyve suyunun etkisiyle kendimden geçmeye başladım. Bacağımda sıcaklık hissettim, tepki gösterdim ama sonra kendimden geçmişim. Kendime geldiğimde arabanın arka tarafındaydım, Selahattin ve benim pantolonlarım yarıya kadar inik olduğunu gördüm. Arabada bulunan bıçağı alıp olayı nasıl gerçekleştirdiğimi hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde arabanın dışındaydım üzerimde kan vardı, Selahattin de arabanın içinde yatıyordu. Sonra oradan uzaklaştım. Aldığım uyuşturucunun etkisiyle ne yaptığımı bilmiyordum.”

Murat Fidan ayrıca, daha önce bir eşcinsel birinin kendisine sarkıntılık ettiğini bununla ilgili ceza aldığını da Selahattin Orhan’a anlattığını bu yüzden kendisini ’gay travesti ’ sanmış olabileceğini savunmasına ekledi. Ölen Selahattin Orhan’ın eşi Hava Orhan eşinin uyuşturucu kullanmadığını öldüğü gün üzerinde 5 bin lira para olduğunu arabayı teslim aldıklarında bu paranın olmadığını söyledi.

Mahkeme heyeti son sözünde pişman olduğunu söyleyen Murat Fidan’ı müebbet hapis cezasına çarptırdı, cezadan travesti ise herhangi bir indirim yapmadı.

Beni travesti gay sandı , tecavüz etti bende öldürdüm onu

Merkez Sarıçam İlçesi’nde 30 Aralık 2013’te devriye gezen jandarma ekipleri, Menekşe Köyü yakınlarındaki ağaçların arasında park halindeki 01 TV 774 plakalı kamyonette 2 çocuk babası Selahattin Orhan’ın cesedini buldu. İnşaat ve dekorasyon işleri yapan Selahattin Orhan’ın Kilis’te çalıştığı, olaydan 10 gün önce Adana’ya döndüğü belirlendi. Ekiplerin yaptığı araştırmada Orhan’ın cinayetten 4 gün önce evden ayrıldığı ve kendisinden bir daha da travesti haber alınamadığı ortaya çıktı.

Adana İl Jandarma Komutanlığı’nın kurduğu özel ekip, Selahattin Orhan’ın otomobil ile geçiş yapabileceği güzergahlardaki mobese ve işyerlerine ait güvenlik kamerası kayıtları toplandı. 200 işyeri güvenlik ve MOBESE kamerasının kaydını inceleyen ekipler, olay günü Orhan’ın yanında bir kişinin olduğunu saptadı. Bu kişinin üzerindeki mont ile olay yerinde bulunan kanlı montun aynı olduğu da belirlenince, cinayeti Murat Fidan’ın işlediği saptandı. Ekipler, Fidan’ı Mersin’in Silifke İlçesi’ndeki Taşucu Limanı’nda bir restoranda garsonluk yaparken istanbul travestileri yakaladı.

’SANIKTAN CİNSEL İSTİSMAR SAVUNMASI’

Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanan Murat Fidan savunmasında cinsel istismara uğradığını öne sürdü. Olay günü Selahattin Orhan’la uyuşturucu aldıklarını söyleyen Fidan, olayı şöyle anlattı:

“Arabayla seyir halindeyken daha önce aldığı esrarı bana verdi. Ben de esrarı sigara olarak sardım. Seyir halindeyken esrarı içtik. Daha sonra Selahattin elini bacağıma atarak okşamaya başladı. Ben kızınca şaka olduğunu söyleyerek konuyu geçiştirdi. Birlikte esrar içerek Çukurova Üniversitesi’nin arka taraflarına doğru ilerliyorduk. Ben fazla vaktim olmadığını geri dönmem gerektiğini söylememe rağmen aracı sürmeye devam etti. Ağaçlık alanda travesti durup araçtan inerken tekrar elini bacağıma attı, çekmesini istedim şaka yaptığını söyledi. Bana ’Birazdan sakinleşirsin, yumuşarsın meyve suyunun içerisine hap attım’ dedi. İçtiğim esrar ve meyve suyunun etkisiyle kendimden geçmeye başladım. Bacağımda sıcaklık hissettim, tepki gösterdim ama sonra kendimden geçmişim. Kendime geldiğimde arabanın arka tarafındaydım, Selahattin ve benim pantolonlarım yarıya kadar inik olduğunu gördüm. Arabada bulunan bıçağı alıp olayı nasıl gerçekleştirdiğimi hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde arabanın dışındaydım üzerimde kan vardı, Selahattin de arabanın içinde yatıyordu. Sonra oradan uzaklaştım. Aldığım uyuşturucunun etkisiyle ne yaptığımı bilmiyordum.”

Murat Fidan ayrıca, daha önce bir eşcinsel birinin kendisine sarkıntılık ettiğini bununla ilgili ceza aldığını da Selahattin Orhan’a anlattığını bu yüzden kendisini ’gay travesti ’ sanmış olabileceğini savunmasına ekledi. Ölen Selahattin Orhan’ın eşi Hava Orhan eşinin uyuşturucu kullanmadığını öldüğü gün üzerinde 5 bin lira para olduğunu arabayı teslim aldıklarında bu paranın olmadığını söyledi.

Mahkeme heyeti son sözünde pişman olduğunu söyleyen Murat Fidan’ı müebbet hapis cezasına çarptırdı, cezadan ise herhangi bir indirim yapmadı.

Travesti

İzmir halkı travesti ve travestiler şehir dışında yaşasın protestosu yaptı

İzmir çok ilginç bir gelişmeye imza attı.Travesti leri protesto etmek için esnaflar bu sefer sıra dışı bir gelişmeye sahne oldu.
İzmir çok ilginç bir gelişmeye imza attı.Travestileri protesto etmek için esnaflar bu sefer sıra dışı bir gelişmeye sahne oldu.İzmir’in Karabağlar ilçesinde travesti protestoları çok ilginç gelişmelere neden oldu.İzmir’de yaşanan travesti protestoları gündeme bomba gibi düştü.
İzmir’de, mahallesindeki travestilerden şikayet eden bir kişi, para vererek eyleme getirdiği bir kaç vatandaşla birlikte “mahallede travesti istemiyoruz” eylemi yaptı.Travestilerin şehir dışına çıkarılmalarını ve devlet kontrolünde resmi yoldan çalışmalarını talep eden Öznur, İzmir’in bir çok semtinin geceleri travestilerin işgali altında olduğunu ileri sürdü. Travestilerden şikayet eden 200 esnafın kendisinin hazırladığı dilekçeye imza verdiğini ancak, yaptığı eyleme korktukları ve çekindikleri için gelmediklerini ifade eden Öznur, şöyle konuştu:
“KÜÇÜK ÇOCUKLAR BİLE ORAYA GİDİYOR”
“Esnaf ıstırap çekiyor. Burada korku imparatorluğu var. Bunlar hepsi benim yanımda çalışan insanlar. Ben paralarını verdim bunları bu eyleme yanımda getirdim. Burada gece gündüz fuhuş yapılıyor. Tek başıma geliyorum burayı denetliyorum. Öldürseler beni vazgeçmem. İçim kan ağlıyor. Sarhoşlar ayyaşlar için buradayım onların haklarını savunmak için buradayım. Ben bu manzarayı görünce içim kan ağlıyor. Bu vatandaşlar şehir dışına alınsın, Avrupa standartları kapsamında. Çünkü küçük çocuklar bile oraya gidiyor.Benim oğlum yarın düşebilir imansız gidebilir. Ben bunun feryadını veriyorum.”

Travesti pekmez sevgisi

Bazen yemek istiyorsunuz o muazzam şekilde rahatsız olan Nell; bazen o dışında hiçbir şey yemek istiyorsunuz ekmek ve şeker travesti pekmezi, tahriş olan Nell bile daha fazla. “Pekmez iyi bir sürahi,” derdi; “bir kuruş için aldım. Bir keresinde bir fiyat belirlemek ben bir taş duvar; asla pes etmeyeceğiz.” Bu onun bir övünme, onun hissesi kelime. Onu kullandıktan sonra o eşi de baktıklarını için bir kelime onayı; ve kelime olarak onay önümüzdeki asla, tekrar ederdi: “Nell, ben bir taş duvar; asla pes etmeyeceğiz.”

Yemekten sonra o ne isteyeceğini yapıyor olsaydı o bütün gün. Bir yorgun, neredeyse dilsiz, adam, kadına hiçbir şey söylemiş. Ama Büyük Taylor bulaşıkları yıkarken cekti kapalı çıngırak bu yana neler olup bittiğini o sabah. O nadiren atlanmış herhangi bir önemli ayrıntı için o, biliyordu tecrübe ile Grit orada oturmak, sessiz, bilek geçti ve avuç içi kadar açık, bekliyor. O hep biliyor gibiydi o zaman hiçbir şey bıraktığı, ve o her zaman onu söylüyorum sona erdi. O uzun bir nefes alın, gözlerini kapadı ve sonra beceriksiz geri pekmez, sürahi, yakında yine oturmuş altında gaz akışı-jet yazım için kendisi onun sözlerini coverless kitap.

Çok canlı oldu resim, kişilik ve rutin Grit, o Büyük Taylor hissettim huşu ile o zamanlarda vardı ona ilham. O korkar olmuştu Grit–korkuyor o-ebil değil yapmak bir şey hakkında söyle; ona anlatmak için korkmuyorum, her şey hakkında o yaptırmıştı. Ama şimdi o kararlı: “ben ne yapacağım lütfen ben.” Ve ilk şey Büyük razı oldu Taylor yapmak oldu kurtulmak için iğrenç pekmez sürahi.

O koparıp onu raftan tutan yapışkan kolu iki parmak arasında ve içine düştü şeftali sandık olarak sunulan atık-sepeti. Ne zaman gürültü sürahi vurdu altındaki sandık onu şaşırttı. Büyük Taylor orada durdu–dinleme. Birisi oldu yavaş yavaş artan dairesel merdiven. Kadın duyabiliyordu bir ayak sesi üzerine demir adımlar.

“Kum gitti,” diye güvence verdi kendini. “Ne yapacağım ben lütfen.”

O uzandı pis kitap, “Grit ‘ İncil,” en saldırgan makaleye odası ve ani tayini yırttı iki kitap ve atmak üzereydi hacim içine kazınmış travestiler sepet ile birlikte toprak sürahi korkarken, tutuklandı ellerini hareket. Dudaklarını ayırdı. Diye korkuyordum başını açmak. Kapının arkasında onu açılmıştı.

Büyük Taylor oldu normalde sadece batıl. O vardı gömülü Tane o sabah. Hala güpegündüz–erken öğleden sonra. Ve henüz yaşına bastığında, ellerinde patlamış kitap, o tam olarak beklendiği bir çift görmek şalvar bir önceki yakasız, uzun boyunlu adam ile burnu kırık, ve leke oyuk içinde onun yanakları